‘Vita’ kelimesi Latince hayat anlamına gelir. Bu sözcükten türetilen vitamin kelimesinin vücudumuz için ne kadar önemli olduğunu anlamından da kavrayabiliriz.
İhtiyacımız olan her vitamin ve mineralin miktarı yaşımıza, sağlığımıza, cinsiyetimize ve aktivite düzeyimize göre değişir. Vitamin ve mineraller, yiyeceklerde bulunan ve sağlığın devamı için gerekli besin öğeleridir. Sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan organik bileşiklerdir. Vitamin kelimesi Latince hayat anlamındaki ‘vita’ sözcüğünden gelir. Vitaminler, vücutta metabolik olayların normal bir şekilde meydana gelmesi ve bu durumun sürdürülmesi için gerekli olan ve besinler içinde ufak miktarlarda alınan maddelerdir. Vitaminler suda eriyen ve yağda eriyenler olmak üzere ikiye ayrılır. Suda eriyenler A, D, E ve K vitaminleridir; yağda eriyenler ise B ve C vitaminleridir.
Yaşamın Vazgeçilmezi Vitaminler
- Vitaminler, büyüme, sinir ve sindirim sistemlerinin normal çalışması, besin öğelerinin elverişli olarak kullanılması, vücudun sağlıklı çalışmasında etkindir.
- Her vitamin farklı vücut işlevini düzenler. Her birinin görevi çok özel olduğu için biri diğerinin yerine geçemez.
- Her vitaminin kaynağı farklı farklıdır bu nedenle de çok çeşitli kaynaklar ile beslenmek çok önemlidir.
Özellikle sonbahar ve kış aylarında enfeksiyonlardan korunmada vücut direncini artırmada vitamin açısından zengin besinlerin tüketilmesi gereklidir. Yiyeceklerin saklama, yıkama, pişirme sürecinde kullanılan yönteme bağlı olarak vitamin değerlerinde önemli kayıplar olabilir. Eğer vitaminler yeterli miktarlarda ve doğal yollardan alınamıyorsa, vücutta herhangi bir eksikliğin oluşmaması ve hastalıklara karşı korunabilmek için dışarıdan takviye yapılmalıdır.
Vitaminler Hakkında
A vitamini:
Enfeksiyonlara karşı direnci artırmada rol oynar. Normal büyüme, üreme, kemik-diş gelişimi ve görme için gereklidir. Cildin, tırnakların ve saçların sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Diş ve dişetleri için de A vitamini önem taşır. Kayısı, kuşkonmaz, maydanoz, ıspanak, havuç, kereviz, marul, portakal, erik, domates en önemli kaynaklarıdır.
D vitamini:
İnce bağırsaklardan kalsiyumun emilmesine yardımcı olur, kalsiyumun kemiklerde ve dişlerde tutulmasını sağlar. Balık yağı, balık, yumurta, tereyağı, karaciğer, et ve sebzeler en önemli kaynaklarıdır. Ayrıca UV ışınları ile deride D vitamini sentez edilir.
E vitamini:
Antioksidan etkilidir. Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur. Yaşlı kişilerde bağışıklık sistemini güçlendirme konusunda görev alır. Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesinde etkilidir. Buğday, tohumlu besinler, soya fasulyesi yağı, arı sütü, ceviz, marul, tere, kereviz, maydanoz, ıspanak, lahana, mısır yağı, mısır, yulaf en önemli kaynaklarıdır.
B2 vitamini (Riboflavin):
B1 vitamini eksikliğinde dilde kızarma, yanma hissi, ağız çevresi ve dudaklarda kızarma, tahriş, çatlaklar, gözlerde kaşıntı, yanma hissi, katarakt oluşumu, saçların dökülmesi, çocuklarda büyüme yavaşlaması, kilo kaybı ve sindirim sorunları oluşabilir. Karaciğer, böbrek, buğday unu, patates, et, süt, yumurta, peynir, kepek, yeşil sebzeler, havuç, fındık, yer fıstığı ve mercimek en önemli kaynaklarıdır.
B3 vitamini (Niasin):
Hücrelerin oksijeni kullanabilmeleri için gereklidir. Midede sindirimin temel taşları olan asitlerin üretimini sağlar. Bira mayası, kepek, yer fıstığı, sakatat, kırmızı et, balık, buğday, baklagiller, un, yumurta, süt, limon, kabak, incir, portakal ve hurma en önemli kaynaklarıdır.
B5 vitamini (Pantotenik asit):
Doğada bol miktarda bulunduğu için B5 vitamini eksikliğine rastlanmaz. Ayrıca bağırsaklarda da bir miktar B5 vitamini yapılmaktadır. B5 vitamini eksikliği kan şekerinde düşmeye, ellerde titremeye ve kalp çarpıntısına neden olabilir. Karaciğer, kırmızı et, tavuk, yumurta, ekmek ve sebzeler en önemli kaynaklarıdır.
B6 vitamini (Pridoksin):
Sinir sistemi ve hormonların çalışmasını düzenlemede etkilidir. Vücudun savunmasında, antikor ve akyuvar oluşumunda rol oynar. B6 vitamini eksikliğinde migren tipi baş ağrısı, kansızlık, ciltte kuruluk, görme problemleri, uyuşukluk, adale zayıflığı ve krampları oluşabilir. Karaciğer, böbrek, kırmızı et, balık, yumurta, ekmek ve sebzeler en önemli kaynaklarıdır.
B11 vitamini (Folik asit):
Kırmızı kan hücreleri ve sinir dokularının oluşumunda aktif rol oynar. Hücre bölünmesi için gereklidir. B11 vitamini eksikliğinde iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı, kusma, ishal, baş ağrısı, unutkanlık ile çarpıntı gibi bazı kalp sorunları oluşabilir. Karaciğer, böbrek, kırmızı et, ıspanak, marul, yumurta, ekmek, portakal ve muz en önemli kaynaklarıdır.