Bizim Mutfak Logo
 Üye olmak istiyorum | Şifremi Unuttum
Anasayfa


Anasayfa / Mutfak Bilgileri / Sağlıklı Beslenme / Ramazan Ayında Beslenme


On bir ayın sultanı Ramazan ayında beslenme düzenimiz değişmekle birlikte kafamızda belirli soru işaretleri belirmektedir. “İftarda ve sahurda hangi besinleri tüketmeliyim?”, “İftar sonrası mide ağrısı çekiyorum nasıl engelleyeceğim?”, “Kilomu korumak için neler yapmalıyım?” gibi sorular sorarız.

Beslenme düzeniniz için…
Normal zamanda günde üç ana ve 2–3 ara öğün tüketen bireylerin Ramazan zamanı günde iki öğün tüketmesi doğal olarak metabolizmada belirli değişikliklere neden olur. Ramazan aylarını vücudun dinlenmesi olarak düşünebilirsiniz, fakat asla kilo vermek için fırsat olarak görmemelisiniz. Öğün azaltmanızdan dolayı zaten metabolizma hızınız yavaşlar. Bu durum da vücudunuzu kilo almaya yatkın bir hale getirir. Sizin daha da az yemeniz Ramazan ayı sonrası aynada hiçte hoş olmayan kilo sorunlarına yol açabilir.
Az yemenin dışında özellikle iftarda şuursuzca yemek de sağlığınız açısından ciddi riskler meydana getirebilir. Gün boyu açlık üzerine fazla miktarda besin alımı vücudunuzun yorulmasına neden olur. Bu durumun yol açtığı en önemli sorun kalp riskini arttırmasıdır.
Yine birçok kişi Ramazan süresince sahura kalkmadan oruç tutar. Fakat iftarda veya gece yatmadan önce yediğiniz besinlerle oruç tutmak, kan şekerinizde ve tansiyonunuzda dalgalanmalara sebep olur. Sahura kalkmadan oruç tutan kişilerde, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve dikkatsizlik gibi sorunlar gözlenir. Ramazanı sevdiklerinizle rahat ve huzurlu bir şekilde geçirmek istiyorsanız, bu dönemde de yediklerinizi öğünlere bölmelisiniz. Özellikle iftarı açmak için küçük bir öğün, akşam yemeği, ara öğün ve sahur olarak yediklerinizi dört öğüne dağıtabilmelisiniz ki saydığımız problemler ile karşılaşmayın.

Sahur ve iftar sofralarınız için…
Sahur sofrasında, yumurta, süt, yoğurt, ayran ve eğer tüketilebiliyorsa ızgara tavuk eti ve kuru baklagillerden yapılmış çorbalar gibi protein açısından zengin besinler tercih edilmelidir. Protein içeren besinler midede daha uzun süre kaldıklarından, daha uzun süre tokluk hissi verirler.
Sahurda ise söğüş sebze ve kepekli ekmek tercih edilmesi de tokluk süresini uzatır ve kan şekerinde oluşabilecek dalgalanmaları önler. Sahurda çok yağlı besinler tüketilmesi, gün boyunca aç kalan vücudunuzda daha fazla yağ depolanmasını tetikler. Sahurda vücuttan su atımını arttıran çay, kahve gibi içecekler yerine süt veya ayran gibi içecekleri tercih etmek daha sağlıklıdır. Çay keyfimden vazgeçemem diyenlerdenseniz, miktarı arttırmamaya ve açık çay içmeye gayret etmelisiniz.
İftar sofrası için hurma, peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar; çorba, ızgara et, yoğurt ve sebze yemeği ya da salatadan oluşan hafif bir mönü idealdir. Çok şekerli besinler tüketmek kan şekerini hızla yükseltirken, çok yağlı besinler tüketmek sindirim sorunlarına ve karın ağrısına neden olabilir. Ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tüketmeye gayret etmek vücut ağırlığını korumak açısından daha uygundur. Mide sorunları ya da hazımsızlıktan şikayet etmek istemiyorsanız kızartma ve kavurmalardan uzak durmalısınız.
İftar saati geldiğinde kendinize salatadan ve çorbadan oluşan bir öğün hazırlamalısınız. Bu küçük ama sağlığınız açısından önemli olan öğün sizin diğer yemekleri daha az tüketmenizi ve ağrımayan bir mide ile sofradan kalkmanızı sağlayacaktır. Mönünüzde yer alan diğer yemekleri ise akşam yemeği olarak tüketebilirsiniz. Gece yatmadan 45 dakika, bir saat öncesi meyveden oluşan ufak bir ara öğün, kan şekerinizin ani iniş ve çıkışlarını engellemesi açısından önemlidir.  

Oruç tutması sakıncalı bireyler
Dini görevlerini yerine getirmek tabii ki her birey için çok önemlidir. Ama bazı rahatsızlıkları olan bireylerin özellikle bu dönemde sağlıklarını düşünerek oruç tutmamalıdır. Özellikle şeker hastalarının, hamile ve emzikli kadınların, çok yaşlıların, kalp, karaciğer veya böbrek hastalığı olanların, düzenli ilaç kullanmak zorunda olanların ve gelişme çağındaki çocukların oruç tutması sağlıkları açısından sakıncalıdır.

Kaynak: Diyetisyen Serkan TUTAR
serkantutar@e-diyetisyen.com         
www.e-diyetisyen.com 

Sayfayı Yazdır Arkadaşına Öner Paylaş/Kaydet
  Ürünler | Tarif Sihirbazı | Videolar | Püf Noktaları | Kullanım Koşulları | Gizlilik Bildirimi | Site Haritası | İletişim Ülker Logo